Modern bir şehir sakini, hayatının %90’a kadarını, vücudunun evrimsel olarak tasarlandığı ortamdan izole edilmiş olarak iç mekanlarda geçirir.
HERE NEWS muhabirinin bildirdiğine göre, “doğal açlık” olarak adlandırılan bu kronik doğa eksikliği, çoğunlukla haplarla veya alışverişle bastırmaya çalıştığımız belirsiz melankoli, ilgisizlik ve artan kaygı ile kendini gösteriyor.
Japonların “shinrin-yoku” veya “orman banyosu” uygulaması sadece şiirsel bir metafor değil, aynı zamanda etkisi ölçümlerle doğrulanan tanınmış bir tedavi yöntemidir: ormanda iki saat sonra kandaki stres hormonu kortizol seviyesi önemli ölçüde azalır. Ağaçların korunmak için salgıladığı uçucu maddeler olan fitokitler, solunduğunda bağışıklık sistemi için doğal destek alırız ve yeşil renk ve karmaşık doğal desenler üzerinde düşünmek, aşırı dikkatle yüklenen beyni sakinleştirir.
Fotoğraf: BURADA HABER
Doğa sizden hiçbir şey talep etmez, hatta aktif eylem bile; sadece ruhun sürekli değerlendirme ve hiper kontrol modundan çıkıp “yumuşak dikkat” durumuna geçmesine izin verir. Bu durum, suyun akışına veya yapraklardaki ışık oyununa basitçe bakabildiğiniz ve en sessiz odada bile elde edilemeyen derin bir yeniden başlatmanın olduğu durumdur.
Doğada dijital detoks ikili bir güce sahiptir: Sadece tahriş edici maddelerle bağlantınızı kesmezsiniz, aynı zamanda güçlü bir iyileşme kaynağından da yararlanırsınız. Kameranın bir tıklamasıyla anın büyüsünü bozmamak için telefonunuzu çantanızda bırakmayı deneyin; gerçek temas bir ekran aracılığıyla değil, doğrudan algılama yoluyla gerçekleşir.
Birkaç ağacın bulunduğu bir şehir parkı veya meydanı bile, ona koşmak yerine onu hissetmek niyetiyle yaklaşırsanız bir vaha haline gelebilir: kabuğun dokusunu, yağmurdan sonra toprağın kokusunu hissedin, arabaların uğultusu üzerinde şarkı söyleyen kuşları dinleyin. Doğayla düzenli karşılaşmalar, kısa bile olsa, sinir sistemine hızlı bir şekilde denge durumuna dönmeyi öğretir ve genel stres direncini artırır.
Bu, iş fırtınaları ve kişisel sorunlar sırasında sizi koruyacak duygusal bağışıklığa yapılan bir yatırımdır. Doğa, tavsiye ve taleplerle dolup taşan bir dünyada ana iyileştirici özelliği olan tavsiye vermez veya hedefler koymaz.
Size sorunlarınızın her şeyi tüketen bir yer değil, uygun yerini aldığı ölçeği hatırlatır. Böyle bir yürüyüşten sonra geri döndüğünüzde yanınızda sadece bir oksijen nefesi değil, aynı zamanda ormanların ve nehirlerin yaşadığı sakin ritmin bir parçasını da getiriyorsunuz.
Bu, DNA’mıza kodlanmış eski bir diyalogdur ve kelimelere ihtiyaç duymaz, sadece buluşma yerinde belirir. Sinir sisteminiz bu dili tanır ve dört duvar arasında hiçbir rahatlama tekniğinin başaramayacağı bir rahatlamayla karşılık verir.
Ayrıca okuyun
- Yemek zamanlaması neden diyetin kendisinden daha önemlidir? İşin sırrı sirkadiyen ritimlerde yatıyor
- Neden “faydalı bağlantılar” olmayan insanlarla zaman kaybedelim ki? Çünkü yalnızlık sağlığınız için sigara içmekten daha kötüdür

